Önce ellerinin yardımıyla kayığı kıyıya sürüklemeyi düşündü.Tabi soğuktan vücudu donmak üzere olan birinin buz gibi
suya ellerini daldırıp 10 metre sürüklemesi çok zordu.'Baba,baba' diye seslenmeye çalışsa da otistik olduğu için
sesi çok az çıkıyordu,kendini kimseye duyuramadı.Kayıkta onu kıyıya götürebilecek kadar küreğe benzer birşeyler aradı.
Tek kürekle gidemeyeceğini biliyordu.Poşetlerin,naylon bezlerin altlarına bakındı.Çok üşüyordu.Ev sakinlerinin uyanmasına
daha vardı.Elleriyle becerebildiğince poşetleri üzerine örttü.Tek kürekle kayığı ilerletmeye çalıştı ama nafile.Normal
bir insan bunu zor da olsa yapabilirdi ama onun için imkansız gibi birşey bu.Artık çaresi yoktu,babasının uyanmasını
bekleyecekti.Poşetlerin onu ısıtabileceğini düşünerek sıkı sıkı sarıldı.Gözü sürekli kapıdaydı.Bir süre sonra kapının açıldığını gördü.
Heyecanlandı.Kapıdaki gölge netleşince 5 yaşındaki küçük kardeşi olduğunu gördü.Sevinmişti,hem de çok.Kardeşi onu gördü,
kıyıya doğru yaklaştı ve kıyıda durdu.Yüzünde anormal bir olay görmüş tek mimik bile yoktu.Uzun uzun ağabeyini seyretti.
Görke kardeşinin onu görmediğini düşündü,ya da öyle düşünmek istedi.Açıkta kalan her yeri mosmor olmuş,hiçbir yeri tutmuyordu
neredeyse.Can havliyle ellerini sallayıp orada tehlikede olduğunu kardeşine göstermeye çalıştı.Ağzının el verdiğince 'Ahmet,
Ahmet babamı uyandır,öleceğim' diye bağırdı.Ahmet olduğu yere çöktü.Sanki göl manzarası seyreder gibi oturuyordu.Yüzünde hiç
mimik yoktu,boş boş bakıyordu.Görke ise ümidi kesmeyip ona seslenmeye devam etti.'Ahmet ne duruyorsun ? Babamı uyandırsana.
Hadi acele et.Çok soğuk.'5 yaşında olan bir çocuk bile bilirdi tehlikeyi,karşısında çırpınan ağabeyinin zor durumda olduğunu.
Ama hareketsizce ellerini çenesine dayayıp onu izlemeye devam ediyor,duymamazlıktan geliyordu.