Bir Çarşamba akşamüstüsü.
Dışarıya çıkmama 29 dakika var. Hava o kadar güzel ki; içeridekilere hapsedilmiş hissi uyandırıyor. Oturduğum bilgisayarda çalışırken güneş ışığı sol kol ve sol yanağıma vuruyor sadece. Artık nasıl oturduysam...
Vapurların gidip geldiğini görüyorum kafamı sola çevirdikçe. Ne kadar çok sefer oluyor şu İstanbul'da değil mi? Otobüsler, metrobüsler, metrolar, vapurlar... Pencere açılmadan oturulmuyor, açınca da aşağıdaki kokoreççinin kokuları sarıyor her yeri. Dışarıya çıkmama 25 dakika var.
İstanbul'un çalışan nüfusunun yarısı işlerinden çıkmak üzereler. Kimi çıktı bile. Kimisi ise hiç gitmedi. Part-Time çalışanlar, izni Çarşamba günü olanlar, hastalar vs... Kimileri ise belki de şu an çıkış saatine son 5 saat sayıyor. Dışarıya çıkmama 22 dakika kaldı. Peki ya çıkınca ne olacak? Akşam trafiğinde 1 saat yol çektikten sonra eve varacağım. Yemekten sonra ayaklarımı uzatıp televizyon karşısında demli çay içmeye başlayacağım. Bugün çok yorulmadım, bu yüzden üç bardak yeterli. Çay, insana yorgunluğu alan birşey olarak gözükür. Birçok derde devadır aslında. Yorulan, sıkılan, bekleyen, sevinen, üzülen, sevinirken üzülenlerin ruh değişim aletidir çay. Dışarıya çıkmama 17 dakika kaldı.
Son zamanlarda, yani aslında 2-3 yıldır, zaten var olan uyuyamama rahatsızlığım hat safhaya ulaştı. Sabah 07.30'da kalkmam gerekiyor ve ben en erken 02.00'de uyuyabiliyorum. Bu çok kötü birşey. Zeki insanların uyuma problemleri olur falan filana girmiyorum. Yok öyle birşey. Zeki olsam bilirdim. İç güveysinden hallice bir zeka düzeyine sahibim. İnsanların çoğuna "Sen zeki misin?" sorusunu sorduğunuzda cevap adamın kişiliğini bile belli eder. "Evet kendimi zeki buluyorum" diyen birisiyle arkadaşsanız artık olmamalısınız. Zaten "Sen zeki misin?" diye soru soruyorsan sende de vardır bir takım bozukluklar. Zekilik ölçülebilen birşey değildir. Bu benim fikrim. IQ testlerinin sonuçlarına inanmıyorum. Ben o testleri çözerken heyecan yapar, 'En gerizekalı' çıkarım. Bence 'Zekilik' insanlardan duyduklarınla ölçülebilir birşey. "Sen zeki misin?" sorusuna "Hayır" der, konuyu kapatırım ama "Sen zekisin" iltifatına yine "Hayır" derim, derken de gururlanırım.
Dışarıya çıkmama 7 dakika kaldı. O da hazırlıkla geçer. Yani diyebilirim ki "Çıktım"...
24.04.2013
18:01-18:23
Argun Berkan
Benim cefalı yarim kafamdır, Divanda düşünmek bütün safamdır, Mülkiyet benimçün büyük evhamdır, Senin olanları nideyim gayrı...
24 Nisan 2013 Çarşamba
15 Nisan 2013 Pazartesi
ERSAL YÖNETİM PROFESYONEL BİNA YÖNETİMİ
Komşularınızla kötü olmayın. Bırakın yöneticiliği biz yapalım.
216 349 25 34
216 349 25 34
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)