Demet'le Facebook aracılığıyla tanışıp konuşmaya başlamıştık. Öyle 3-5 muhabbet ederken direk benim blogumdan bahsetti. O da yazı yazıyormuş ama kimseyle paylaşmıyormuş. Benim yazılarımı çok beğendiğini söylediğinde bana iltifat etmemesini rica ettim. Ben iltifat sevmiyorum ya. Alışık da değilim, kasılıyorum falan. "Alışmamış insanda iltifat hoş durmaz" gibi bir şey demiştim. Hoşuna gitmiş olacak ki yazının başlığı ne olsun diye sorduğumda direk "İltifat" dedi. Yazılarını ve tanıdığım kadarıyla kişiliğini epey beğeniyordum. Erasmusla İtalya'ya gittiğine ve bu yüzden gitmeden önce hiç görüşemediğimize üzülmüştüm. Orada canı sıkılıyor diye sırf onun için İtalya'ya özel arama paketi bile yapmıştım ama kıl oldu, tüy oldu aramız açıldı. Blogumun şifresi de hala kendisinde vardır. En son ona verirken değiştirmiştim. İşte bazı konularda yüzünü hiç görmediğin insana bile güveniyorsun, yüzünü kara çıkarmıyor ama ölümüne güvendiğin insan an olup geldiğinde ananı ağlatıyor. Neyse... Sanırım iki yıldır falan Demet ile herhangi bir iletişim halinde olmadık. Yazılarımı da okuyup okumadığını bilmiyorum ama şayet okursa; gelip bir şeyler karalamasının benim açımdan hiçbir sakıncası yok, aksine mutlu olurum.
Yani işin özü: Blogumda yazı yazmak isteyen herkes yazabilir. Kim olursa olsun, konu her ne olursa olsun yazısını bana mail atması yayımlanması için yeterli olacaktır. Bekliyorum...
berkanargun@outlook.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder