Y: Birileri aşk acısı çekiyor sanırım.
D: Birileri de sindirip gelmiş gibi.
Y: İmkansız aşk mı?
D: Bilmem, belki...
Y: Çok mu uzakta?
D: Aksine çok yakında. Tahmininden daha yakında.
Y: Arkadaşlarım çok iyi bir dinleyici olduğumu söylerler.
D: Reddedilmek nasıl bir duygu biliyor musun?
Y: Bilmem. Hiç reddedilmedim ki...
D: Berbat bir duygu. Ama bu seferki hepsinden kötüydü. Düşünüyorsun; reddedilmemek için teklif etmemek gerekiyor, herhangi bir konuda. Peki ya kazanacakların? Sırf onlar için denemeye değer biliyor musun? En iyisi içinde tutmamak, hissettiğin an, hissettiğin gibi davranmak, düşündüğün an anında yapmak. Bir saniye sonrası bile değil, o an. İşte tam o an gelen isteğin senin en büyük kozun. Geciktirirsen bir daha asla yapamama ihtimalin hayatındaki en büyük risk.
Y: Vaay. Burada bir filozof var, tatilimin en ortasında. Sıkıcı gibi.
D: Hayır, sadece bir yalancı...
Y: Yeşim.
D: Demir, memnun oldum.
Y: Ben de... Devam et lütfen.
D: Duyacağın cümlenin olumsuz olduğundan emin olsan bile o soruyu sormalısın. Çünkü soruyu sormadan cevaptan emin olamazsın. Olumsuz ihtimal yüksek olabilir, çok yüksek olabilir. Ama bunun da ihtimal olması için o sorunun var olması gerekir. Yıllar sonra o saniyeye dönüp cevabı merak edeceksin. Geçen yıllar seni o andan daha iyi yapmıştır. O öz güven senin geçmişle kıyaslama yapamayacağın bir öz güven ama psikolojik olarak o kıyaslamayı yapacaksın ve her ne olursa olsun cevabı bilmeyeceksin. Ardındaki kuyuyu kapatmadan önüne kürek sallama ki yolun kaybolmasın... Korkma, dene. Kaybedeceğin hiçbir şey yok...
Y: Ama kazanırsan en mutlu sen olacaksın.
D: Sadece aşk hayatından bahsetmiyorum. Uzun süre düşünüp hareket etmek büyük zaman kaybı. Hataların ve doğrularınla varsın. Yeter ki sessiz kalma, konuş...
Y: Seviyorsan git konuş bence diyorsun yani?
D: Hayır, kötü bir dinleyicisin diyorum. Arkadaşların kandırmış seni.
Y: Yalan söyledim...
Gülüşmeler gülüşmeler...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder