19 Mayıs 2009 Salı

KATİL KİM ?


Yangın hızını artırıyordu.Sıcağı hissedenler çığlıklarla koşarak kendilerini bir an önce dışarıya atmaya çalışıyorlardı.Hademeler ellerinde kova ile yangını bir nebze söndürmek için su dökmeye çalışırken henüz ne olduğunu bile anlayamayan kaçan öğrenciler yanlarından geçtikleri odaların kapılarına vurup ‘kaçın,kaçın’ diye bağırıyorlardı.
Betül inerken 3.katta en dip odada oda arkadaşının rahatsızlanıp bir haftalığına evine gitmesi nedeniyle tek kalan Melis odada olabileceğini düşünüp ona doğru gitti.Kapıyı yumruklayıp ‘Melis,orda mısın,hadi çabuk çık.Acele et.’diye bağırdı.Bir ses gelmeyince aşağıya indiğini düşünüp koşarak yangından kaçan diğer öğrencilerle birlikte aşağıya doğru yöneldi.Melis’in kardeşi Neslihan alt katta yaşıtlarıyla beraber kalıyordu.Ablasının çıkıp çıkmadığından emin olmak için odasına bakmayı düşündü.O kadar korkmuş ve heyecanlıydı ki ayaklarındaki yeşil parmak arası terliklerin onu yavaşlattığını anlayamadan koşmaya devam etti.3.kata çıkıp koridordan Melis’in odasının olduğu yöne dönmek üzereyken Betül onu durdurup Melis’in indiğini ve acele etmeleri gerektiğini söyledi.Ancak Melis her gece olduğu gibi müzik çalarından kulaklık ile son seste müzik dinliyordu ve hiçbir ses duymamıştı.Saçlarını yeni yıkamış ve kurumasını bekliyordu.Kuruduktan sonra yatacaktı.
Gözleri kapalıyken gözüne camdan yansıyan bir ışık fark edip gözlerini açtı.Kulaklığını çıkarırken cama yöneldi.Gözüne çarpan ışık itfaiyenin ışığıydı.10-15 saniye ne olduğunu anlamaya çalıştı ve elindeki müzik çaları yere fırlatıp kapıya gitti.Ahşap ve eski kapının kolunu heyecanının da verdiği titreme ile ilk denemesinde elinden kaçırdı.İkinci denemesinde sert asıldığı için kapının kolundan 3-4 santimlik bir tahta parçası koptu.Koridorda koşarken bu tahta parçasını da elinde sıkı sıkı tutuyor,atmak aklına gelmiyordu.Merdivenlere yaklaşırken ileride her yerin alevler içinde olduğunu gördü.Koşmaya devam etti.Elindeki tahta parçasını hala sıkıyordu.Merdivenler ahşap olduğu için her yer tutuşmuştu ve sadece alevler görünüyordu.Merdivenlerin yanan tutunma yerleri basamaklara düştü ve alevlerin büyümesiyle oradan geçemeyeceğini düşündü.Sonra ‘belki’ diyerek ileriye doğru bir adım attı ama cesaret edemeyip odasına geri döndü.Cama çıkıp bağırırken tahta parçasını hala elinde sıkıyordu.Arkadaşları onu fark edip itfaiye görevlilerinden yardım istediler.Melis cama doğru yükselen itfaiye merdivenini görünce sevindi ama kapıdan gelen sese döndüğünde eski ahşap kapının tutuşmaya başladığını görünce daha çok korktu.
Merdiven yeterince açılmadı.Bir sorun vardı.Merdivendeki görevli aracın başındaki arkadaşına bir şeyler yapması için seslendi.Yangın odada büyümüştü.Bozuk merdivenli aracın çıkıp diğer aracın girmesi gerekiyordu ama buna zaman yoktu.Melis yukarda,arkadaşları aşağıda ağlıyorlardı.Merdivendeki görevli ‘yapacak bir şey yok,kucağıma atla’ dedi.Melis buna cesaret edemedi.Bir yandan görevli,bir yandan arkadaşları ve okulun çalışanları ‘atla’ diye bağırıyorlardı.Melis ağlayarak bir hışımla kapıya yöneldi.Kapıyı açıp koridora çıktı.Her yerinin acıdığını hissediyordu.Merdivenlere koştu.Merdivenlerin arasında acı çekerek can verdi.Yangın 2 saat içinde tamamen söndürüldü.Cesedin bulunduğu haberi üzerine ağlayanlardan bazıları bayıldı.Elbiseleri yanmış,vücudu simsiyah Melis’in elinde tahta parça vardı.
200 kişilik bir öğrenci evinde çıkan yangında 1 kişi öldü.Olay medyada 3 gün yer aldıktan sonra birçok kişi tarafından unutuldu.Aradan 2 ay geçti.Yurt onarıldı ve tekrar kullanıma açıldı.Öğrencilerin bir çoğu 5 gece orada kalıp hafta sonu ailelerinin yanına gitmeye,aileleri uzakta olanlar ise orada hafta sonları da orada kalmaya devam etti.Peki 2 ay öncesine dönüldüğünde suçlu kim ? Kim ‘benim yüzümden oldu’ diyerek yıllarca vicdan azabı çekmeli ? Çatıda içtiği sigarasını bakmadan fırlatan öğrenci mi ? Melis’in odada olup olmadığından emin olmadan geri dönen hatta Melis’in kardeşini aşağıya indiğinden eminmiş gibi geri çeviren Betül mü ? Yoksa itfaiye merdivenlerini kontrol etmeyen görevli mi ? Bu durumda ‘katil’ kim ?

Hiç yorum yok: