15 Eylül 2013 Pazar

Aşk ve Gurur

Böyle aşk olmaz ki deyip bağırmak geliyor bazen içimden.  ilk gördüğün an muhakkak takılır gözüne ve arkasından göz göze gelmeler başlar. Bunlar yetmezmiş gibi birde laf atmalar… bizim hikayemizde böyle başlamıştı. Güzeldi , özeldi… mutluluğun doruklarındayken bir anda yere çakılarak uyandım o güzel ve derin uykudan. Sanki hiç olmamıştı hayatımda. Sinsice çaldığı kalbimi usulca terk etmişti. Sonrası… sonrası yaşıyor taklidi yapan bir ölü olmaktı… Nedenini bilmeden terk edilmenin verdiği suçluluk duygusuyla gelen uykusuz gecelerdi sonrası… ve tam toparlandım yeniden nefes alıyorum derken bana bakan bir çift göz görmekti. Aylarca, yıllarca çabalayıp ördüğüm duvarların yeniden yıkılmasıydı bugünüm. Benden af diliyordu, affedilmek istiyordu… kolay mıdır affetmek , ağlayarak geçirilen geceleri unutmak kolay mı ? karşımda duruyor şu an bir şeyler anlatıyor bana. Bense üç maymun gibiyim… görmüyorum , duymuyorum , bilmiyorum… içime çektiğim derin bir nefesle gelen cesaret ; dudaklarımdan “yeter” kelimesinin dökülmesini sağladı. Bakışları değişmişti artık. Daha şaşkın bir ifadeyle baktı yüzüme hala affet beni der gibiydi… üzgünüm affedemem diyerek arkamı döndüm ve attığım her adımda dönüp sarılmamak için tuttum kendimi. Ya çizdiğim yolda devam edecektim ya da tarih tekerrür edecekti. En cesur insanın bile takıldığı noktadır aslında. Ya son yine aynıysa… tamda bunu düşünürken arkadan gelen çaresiz bir ses “ beni bırakma” dedi. Doğru kararı verebilmek saniyelerle hatta saniselerle sınırlıydı. Ya gözümü karartıp kendimi ona bırakacaktım ya da o sesi duymayacaktım. Ama çok geç… kulaklarım işitmiş ruhum hissetmişti. Önce adımlarım yavaşladı, yavaşlayan adımlarımın aksine kalbim yerinden çıkacak gibi hızlı atmaya başladı. Heyecandan buz kesen vücudumu bir anda alev gibi yanan kollar sarıp sarmaladı. Ve işte yıllar sonra yeniden nefesimin kesildiğini  hissettiğim o an.artık yapabileceğim tek şey vardı. Ona dönüp sımsıkı sarılmak..

 Aşkta gurur olur mu diye sorulur her zaman. Sevgide gurur vardır aşkta yoktur. Aşkta gözü kapalı adım atılır, yeri geldiğinde deli cesaretiyle koşulur sevgiliye. Bende koştum yeniden… belki hataydı belki doğru karar kim bilir. Yaşayarak öğrenmekten başka bir seçenek var mıydı ki ? olmadığına inanarak sarılıyorum yeniden aşka.. bu saatten sonra tek dileğim tarihi tekerrür ettirmemek.

Hiç yorum yok: