Böyle aşk olmaz ki deyip bağırmak geliyor bazen
içimden. ilk gördüğün an muhakkak
takılır gözüne ve arkasından göz göze gelmeler başlar. Bunlar yetmezmiş gibi
birde laf atmalar… bizim hikayemizde böyle başlamıştı. Güzeldi , özeldi…
mutluluğun doruklarındayken bir anda yere çakılarak uyandım o güzel ve derin
uykudan. Sanki hiç olmamıştı hayatımda. Sinsice çaldığı kalbimi usulca terk
etmişti. Sonrası… sonrası yaşıyor taklidi yapan bir ölü olmaktı… Nedenini
bilmeden terk edilmenin verdiği suçluluk duygusuyla gelen uykusuz gecelerdi
sonrası… ve tam toparlandım yeniden nefes alıyorum derken bana bakan bir çift
göz görmekti. Aylarca, yıllarca çabalayıp ördüğüm duvarların yeniden
yıkılmasıydı bugünüm. Benden af diliyordu, affedilmek istiyordu… kolay mıdır
affetmek , ağlayarak geçirilen geceleri unutmak kolay mı ? karşımda duruyor şu
an bir şeyler anlatıyor bana. Bense üç maymun gibiyim… görmüyorum , duymuyorum
, bilmiyorum… içime çektiğim derin bir nefesle gelen cesaret ; dudaklarımdan
“yeter” kelimesinin dökülmesini sağladı. Bakışları değişmişti artık. Daha
şaşkın bir ifadeyle baktı yüzüme hala affet beni der gibiydi… üzgünüm affedemem
diyerek arkamı döndüm ve attığım her adımda dönüp sarılmamak için tuttum
kendimi. Ya çizdiğim yolda devam edecektim ya da tarih tekerrür edecekti. En
cesur insanın bile takıldığı noktadır aslında. Ya son yine aynıysa… tamda bunu
düşünürken arkadan gelen çaresiz bir ses “ beni bırakma” dedi. Doğru kararı
verebilmek saniyelerle hatta saniselerle sınırlıydı. Ya gözümü karartıp kendimi
ona bırakacaktım ya da o sesi duymayacaktım. Ama çok geç… kulaklarım işitmiş
ruhum hissetmişti. Önce adımlarım yavaşladı, yavaşlayan adımlarımın aksine
kalbim yerinden çıkacak gibi hızlı atmaya başladı. Heyecandan buz kesen
vücudumu bir anda alev gibi yanan kollar sarıp sarmaladı. Ve işte yıllar sonra
yeniden nefesimin kesildiğini hissettiğim
o an.artık yapabileceğim tek şey vardı. Ona dönüp sımsıkı sarılmak..
Aşkta gurur olur mu
diye sorulur her zaman. Sevgide gurur vardır aşkta yoktur. Aşkta gözü kapalı
adım atılır, yeri geldiğinde deli cesaretiyle koşulur sevgiliye. Bende koştum
yeniden… belki hataydı belki doğru karar kim bilir. Yaşayarak öğrenmekten başka
bir seçenek var mıydı ki ? olmadığına inanarak sarılıyorum yeniden aşka.. bu
saatten sonra tek dileğim tarihi tekerrür ettirmemek.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder