Kendimi en acayibinden fantastik bir süper kahraman ilan ediyorum.
Bu kanıya çocukluğumda vardım. Çok aptaldım çok, her şeye ağlayan ilgiyi kendine çekmeye çalışan sıradan kız çocuğu işte. Peki bunun nesi ilginç? Olayda burada kopuyor işte bende kendimi tanımaya başlayınca bunu sordum “ Nası bi kahramanım lan ben?”
Uzun yıllar önce başladı her şey. Soğuk karlı bir akşamda doğmamışım bildiğin yazın ortasında dünyaya gelen bir tipim. Bizimkiler papatya diye şımartmışlar beni ta ki kardeşim doğana kadar. Sonra kıskançlıklar ağlama krizleri morarma numaraları tabi doktor anlıyor kıskandığımıfoyamı ortaya çıkarmış. Neyse böyle büyüdüm geçti gitti (allaha çok şükür). Hayat hikayesi kısmını kısa tutup olayın değiştiği ve beni değiştiren asıl olaya gelelim. Normalde içine kapanık, utangaç ve elinde bir bez parçasıyla saatlerini geçiren kızın gidip yerine hala tanımlayamadığım birinin geçmesine. İlkokuldayım ve boyumdan büyük sırt çantası taşımaya zorlandığımız yıllar. Kendi hayal dünyama dalmış yürürken çok yavaş bir araba dokundu bana çarpma değildi o ya bildiğin hafiften değdi ve kendimi biranda yerde buldum. On saniyeliğine hayatla bağım koptu sanki etrafımdaki kargalarla falan konuşuyordum ruhum yaşlı buruşuk kamburu çıkmış bir babaanne gibiydi. Dünyaya geri döndüğümde insanlar yerde yatan bana bakıyorlardı ve düşündüğüm zaman endişeli suratları çok komik geliyor. Yerimden doğruldum ve sırtımdaki çantayı çalarlar korkusuyla bırakmadan yürümeye devam ettim. Hep merak etmişimdir o kadar dalgın yürürken ne düşünüyordum?
Sonrası çabuk sinirlenen tez canlı ergenlik döneminde karamsarlıktan ölen biriydim. Şimdilerde kendi masal aleminde yaşayan daha önce birçok hobi denemiş ve hiçbirinde tutunamamış vasıfsız bir hayal ürünüyüm. Evrimini tamamlamaya çalışan bir süper kahramanım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder