Hızlı adımlarla tutundum hayata. Yüreğimde dallanan ağaçlar var. Bu yaz da sarardı ve yaprakları hüzün dökmeye hazırlanıyor. Mevsimin verdiği yük mü bu içimdeki göç eden öksüz kuşlar. Sonra yağmurlar başlayacak topraklarımda ve uykusuz bir çocuk gibi pencere önünde bu şehri her şeyi izleyeceğim. Tatile doymuş bedenler, işten başını kaldıramamış olanlar, yaz aşkları ve niceleri ellerinde bavullarıyla sokağımdan ağır adımlarla başlayıp hızla uzaklaşacaklar.
Yel değirmenlerim var, rüzgarıma yön veriyorum ve ağaçların dallarına sataşan rüzgârımla dansa kaldırdım yaprakları. Üşütmeyen, yalnızca ürperten tatlı bir rüzgârla güzün selamını getirir. Zannedildiği gibi ne keyifsizim ne de rengim sarı.
Güneşin günden ayrılışını izliyorum ve güzün sırasını kışa savacağı günü bekliyorum. Anlam yüklemeden bakıyorum etrafıma Kimsenin anlamayacağı bir dilde konuşmak, yazmak hatta ağlamak isterim..
Yel değirmenlerim var, rüzgarıma yön veriyorum ve ağaçların dallarına sataşan rüzgârımla dansa kaldırdım yaprakları. Üşütmeyen, yalnızca ürperten tatlı bir rüzgârla güzün selamını getirir. Zannedildiği gibi ne keyifsizim ne de rengim sarı.
Güneşin günden ayrılışını izliyorum ve güzün sırasını kışa savacağı günü bekliyorum. Anlam yüklemeden bakıyorum etrafıma Kimsenin anlamayacağı bir dilde konuşmak, yazmak hatta ağlamak isterim..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder