29 Eylül 2013 Pazar

Hiç Kimsenin Anıları


Ateş kendini yakmaz.
Hüzün eskimez insanlık yaşadıkça.
Ağaç yapraklanınca dillidir. 
Hepsinin söylediği tek bir cümledir.
Hangi ressam boyayabilir gökyüzünü?
Hangi göz denizler kadar ağlayabilir?
Sonsuzluk kaleminin mürekkebi dolaşır damarlarında hayatın. 
Hayat ki; suya yazılmış şiir...
Yürek yatağını bulamamış bir nehir gibi coşkun ve acemi akmaktadır ama er geç denize varır bütün sular.
Dönüşler aslında başadır.
Can suyu verdim hayatıma. Düzensiz yaşanmışlıkların artından farklı bir şehirle tanıştım. Geleneklere göre yaşayıp burada tabuları yıktım. En çok söylenen şey sudan çıkmış balık gibi oluyor insan kimseyle anlaşamıyorsun. Böyle hissettim mi acaba bilmiyorum. Her şey o kadar hızlı gelişiyor ki neredeydim nereye geldim lan ben oluyor insan.
En çok pes etmekten korktum aklımın bir köşesinde hep bir düşünce ya başaramazsam?
Bakışları ruhuma çevirip kendimle yüzleştim. Yeni bir mevsimim ben bakışım sonbahar. Sevdası bir duman zemheri ağustosa inat ellerimde kar. Ayaz bir gecenin içinde gülen bir güzdeki gamzeyim.
Kültür kaynaşması isterim sözcüklerin havada uçuştuğu insanların birbirini anlamakta güçlük çektiği ama gülen gözlerle baktıkları karşısındakini küçük görmedikleri bir dünya.
Toparlayamadığım hislerim birikmiş. Yazarken bile içimde kıpırtılar oluşuyor. Özlem kokuyor buralar.
Hayatın kanat sesiyim ve çırpınışıyım tutsak bir yüreğin.
Hazan gibi sarı yaprak yazgısı… Hazan gibi usulca düşüyorum… Ağlayarak hem çatlayarak topraklarım dört mevsim üç renk adımı bilmeden yaşıyorum.

Cover yaptım hayatıma. Yeni hayaller, yeni fikirler, yeni insanlar... ‘Bu kez her şey başka olacak’ her yeni başlangıçlar gibi. Radikal kararlar alacağım, yapamadığın şeyleri yapacağım, hatta uzak durduğum kalemine yeniden sıkıca sarılacağım… Bu kez her şey başka olacak…
Yeni mevsimime geldin, hoş geldin…


Hiç yorum yok: